AnasayfaKapıGaleriSSSKayıt OlGiriş yap
Yeni Başlık Gönder   Bu başlık kilitlenmiştir, cevap yazamaz ya da mesajları değiştiremezsiniz
 

İyi Ki Mutfağa Geldim Dövmediğin Kaldı!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Serah S. Kimberly Dixie
Hufflepuff 3. Sınıf Öğrencisi
Hufflepuff 3. Sınıf Öğrencisi


Cinsiyet:Kadın 


BaşakHoroz
Yaş : 15
Kayıt : 19 01 2008
Mesajlar : 74
Mücadelede Tarafı : Şimdilik yok
Rp Partneri : Arıyor !!
En Belirgin Özelliği : Her zaman konuyu dağıtabilmesi,eğlenceli olması,her zaman bir mazceraya atılması,mazoşistliği,şansı
Kan statüsü : Melez
Sınıf Düzeyi : 3. sınıf
Evcil Hayvan : Serenity isimli beyaz bir kaplan | Hexley isimli beyaz bir baykuş
Ruh hali : http://img356.imageshack.us/img356/6564/11mt8.gif

MesajKonu: İyi Ki Mutfağa Geldim Dövmediğin Kaldı!   C.tesi 26 Tem. 2008, 11:00

Serah yatağında dönüp duruyordu. Uzanmaktan vazgeçip doğruldu ama kafasını ranzanın tepesine çarptı. başının acıyan yerini tutarak küfretti ve geri yattı. Bu ranzaya alışamamıştı bir türlü. Kendini çarptırmadan başı acıyarak yataktan kurtuldu. Sol eli başındaydı. Asasını aramaya koyuldu. Diğer kızları uyandırmamaya çalışıyordu. Asası nereye gitmişti böyle? Cüppesinin cebinde yoktu. Sandığının dibinde de yoktu. Converse'ine bile bakmıştı. En sonunda yastığın içinden çıktı. Pijamasının cebine koydu. Pijaması da pijamaydı hani. Mor bir t-shirt ve bir ton koyusundan mor bir şort. Dizinin biraz üstünde bitiyordu. Sivil kıyafet gibi de kullanılabilirdi. Kendi tasarımı mor,siyah,turkuaz,beyaz renklerinden oluşan renk karmaşalı converseini ayağına geçirdi. Sessizce yatakhaneden çıkarak ortak salona geçti. Portreler uyuyordu. Onların ne kadar huzursuz olduğunu bildiği için duyulmamaya çalıştı. Dışarıya açılan portreyi dürteleyip açılmasını sağladı ve dışarı çıktı. Tam uzaklaşacakken portrenin

"Nereye Serah?!"
sözünü duyunca geri dönüp
"Mutfağa. Bir şey ister misin? "
"Bu saatte ne mutfağı bu böyle?"
"Metabolizmam hızlıysa ve acıkmışsam benim suçum ne?"
"Ama."
"Ya kaybolmam, yaratıklar kaçırmaz. Korkma. Sadece birşeyler atıştırıp geri geleceğim. Açken kan şekerim düşer bilirsin. Hem burada tartışarak daha da tehlikeye giriyoruz. Açım. Kan şekerim düşebilir. Bayıltma beni." diyerek kaçmıştı. Hızlı adımlarla yürürken karşısına bir profesör çıkmamasını dilemişti. İlk geldiği zamanlardan beri hep biriyle karşılaşırdı. O zamanlar binası farklıydı ama. Bir an içini üzüntü kaplasa da yeni binasını seviyordu. Merdivenlerden yukarı çıkarken bir profesörü görerek hemen bir duvarın arkasına yapıştı. Adam uzaklaşırken gizli gizli mutfağın olduğu yere gitti. Tablolardan meyve sepetini buldu. Armudu gıdıklayıp oranın açılmasını sağladı ve içeri girdi. Ev cinleri gözükmüyordu. Bu saatte okulu temizlerlerdi. Asasını çıkararak "Lumos." diye mırıldandı. Bir ışık etrafı aydınlatmıştı. Etrafı araştırmaya başlamıştı. Kendisini hırsız gibi hissediyordu. Dışarıdan gelen her gürültüde duraksıyor geçince de yiyebileceği bir şey aramaya devam ediyordu.


Dip Not: Beklenen var xD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Christophér Thomás Austin
Slytherin 4. Sınıf Öğrencisi
Slytherin 4. Sınıf Öğrencisi


Cinsiyet:Kadın 


BaşakMaymun
Yaş : 16
Kayıt : 18 07 2008
Mesajlar : 155
Mücadelede Tarafı : ~Death Eaters~
Rp Partneri : ♥Molly Violette Anderson♥
En Belirgin Özelliği : Sinsi, Çapkın, Konuşkan, Sevimli, Sempatik, Sıcak Kanlı [Kızlara Karşı xD]
Kan statüsü : Safkan ~~ ;)
Sınıf Düzeyi : 1. sınıf
Ruh hali : http://img127.imageshack.us/img127/4900/snrrn8.gif

MesajKonu: Geri: İyi Ki Mutfağa Geldim Dövmediğin Kaldı!   Paz 27 Tem. 2008, 10:15

Slytherin ortak salonunda kendini alçak ağaçlarla dolu, mat yeşil bir ormanda hissediyordu. Her zamanki koltuğuna gömülmüş etrafı izliyordu. Çok fazla kişi yoktu. Sadece iki grup vardı. Puflara oturmuş keyif çatan slytherin’li siluetler ve masa başında çalışan sarışın iki kız. Gözleri bu arkası dönük iki kıza takıldı. İkisinin de dalgalı, uzun ve kıvır kıvır saçları sanki uçsuz bucaksız bir anlık düş aleminde mavi derinliklerin gizemli sularında dolaşan bir deniz kızı karşılamak gibiydi. Bu sıcak ve samimi duruşları Chris’i etkilemişti. Kalbi ilk defa gördüğü sarışın kızlarla çarpmaya başladığında karnının deliler gibi zil çaldığını hissetti. Akşam yemeğini yememişti ve canı öylesine ateş viskisi çekmişti ki. Yanı başında duran Gümüş ve yeşil renkteki pelerinini alıp sağ üst köşesindeki yılan resmini öptü. Yavaşça ve ses çıkartmadan ortak salondan çıktı. Şimdi mutfağı bulmak çok zor olacaktı. Gece yarısı dışarıya çıkmak kesinlikle yasaktı. Ellerinin titremekte olduğunu görünce kendi kendine gülümsedi. Kalbi kaburgalarını kıracak şekilde atıyor, beyni ne yapması gerektiğini güçlükle kontrol ediyordu. Asasını eline aldı ve giriş salonunun alt tarafındaki koridora girdi. Slytherin ortak salonun ve mutfağının da zindanlarda olması onun işine geliyordu.

İşte o koridordaydı. Pırıl pırıl meşalelerle aydınlatılmış harika bir koridordu. Şimdi en büyük sorunları yakalanmamak ve portrelerden yeşil armudu bulmaktı. İri, mavi gözlerini iyice açıp portreleri teker teker taradı. Bir sürü meyveleri, yemekleri konu alan tuvallerin hepsi birbirine aşırı derecede benziyordu. Hepsi neşeli görünümde, canlı renklerle bazı bilgiler içeriyordu. İçinden buraya girmenin imkansız olduğunu düşünse de gözüne çarpan bir kâse ve içindeki devasa yeşil armutla harekete geçti. Armuda işaret parmağı ile dokundu ve birkaç dakika onu gıdıklamaya çalıştı. Armut neşeli bir şekilde kıvranmaya ve kıkırdamaya başlamıştı. Chris’te armutla kıkırdamayı sürdürürken armut iri, yeşil bir kapı koluna dönüştü. Gizli kapı açığa çıktığı için Chris biraz korkmuştu. Yavaşça kapı kolunu açtı ve içeriye girip kapıyı sıkıca kapattı. Şimdi sessizce ilerleyecekti. Ve o büyük salondan açığa kalmayan muazzam mutfağa girdiğinde ağzı yarım metre açık kalmıştı. Yüksek bir tavanı vardı. Gözlerinin tam ufukta bittiği yerde büyük ahşap, tuğladan şömine vardı. Mutfakta sayamadığı kadar küçük cinler Olduğunu anlatan annesini yanıltan görüntüye dalmıştı. Chris hepsini aşağılamaktan öte bir şey yapmamıştı bu güne kadar. Ardından gözleri tek ve güçlü bir ışık kaynağına kaymıştı. Sessizce döndü. Ve Olduğu yerde korkudan zıpladı. Bir süre baktıktan sonra onun sarı şekerlerden birisi olduğunu fark etti. Her şeye ve herkese, korkularına, gizli tutkularına rağmen, sadece kendine özgü bir mutluluk kurmuş, güçlü bir bağımsızlığa sahip olmuştu şimdi. Dudaklarında ister istemez bir tebessüm oluşmuştu. Kendinden kısa, sarı saçlarıyla Ruslara benzeyen kızı baştan aşağıya süzdü. Ona bir oyun oynayabilirdi. Ardından kıza doğru bir kaç adım atıp;]


"Yakalandınız küçük hanım!"
Dedi yumuşak ve neşeli bir sesle. Kaşlarını kaldırarak yüzüne bir gülümseme getirdi..

Out: İlhami bey amca gelmiyor...


_________________
~~ Benim karakterim erkek olabilir ama ben bir bayanım xD Yanlış anlamayın xD xD ~~



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Serah S. Kimberly Dixie
Hufflepuff 3. Sınıf Öğrencisi
Hufflepuff 3. Sınıf Öğrencisi


Cinsiyet:Kadın 


BaşakHoroz
Yaş : 15
Kayıt : 19 01 2008
Mesajlar : 74
Mücadelede Tarafı : Şimdilik yok
Rp Partneri : Arıyor !!
En Belirgin Özelliği : Her zaman konuyu dağıtabilmesi,eğlenceli olması,her zaman bir mazceraya atılması,mazoşistliği,şansı
Kan statüsü : Melez
Sınıf Düzeyi : 3. sınıf
Evcil Hayvan : Serenity isimli beyaz bir kaplan | Hexley isimli beyaz bir baykuş
Ruh hali : http://img356.imageshack.us/img356/6564/11mt8.gif

MesajKonu: Geri: İyi Ki Mutfağa Geldim Dövmediğin Kaldı!   Cuma 01 Ağus. 2008, 06:59

Önündeki bir bilgiyi okurken birisinin girdiğini hissedememişti. Arkasından 'yakalandınız küçük hanım' diye bir ses işitince çabucak geri dönüp asasını gelen kişiye yöneltti. Daha dönerken dudaklarında kendini savunma büyüsü oluşmuştu.

"Ex.." büyüyü yapmadı, duraksadı. Çocuğu süzerken Slytherin cüppesine kısa bir an bakmıştı. Korkudan hızlanan kalp atışlarının dinmesini beklerken ne diyeceğini düşündü. Eğer onu tanımamış olsa şimdi ufak ya da orta dereceli bir hasar alacaktı.

"Yerinde olsam insanlar bir şeyle meşgul olduklarında arkadan yanaşıp onları korkutmazdım. Hem madem ben yakalandım.. Sen de yakalandın. Hem senin zindanlarda en iyi ihtimalle bir koltuğa oturup insanlar laf atman gerekmiyor muydu?" dedi tek kaşını kaldırıp. Konuşmaları şakacı bir tonla söylemişti. Tersleme gibi bir amacı yoktu. Hafifçe gülümsedikten sonra karnının isyanı ile etrafa bakınmaya dönmeye karar verdi.

"Eğer mutfağı merak ettiysen ışıklar açık olduğunda daha güzeldir. Şimdi nereye sakladılar acaba yiyecekleri. İyi ki yemeğe geç kalıp yiyemedim. Milli sorun oldu neredeyse. Ah adın Christophérdi değil mi?"
diye sordu ona bakıp. En azından cevabını bekleyip öyle arayışa geçecekti.

_________________

Dram
KraliçesiWhy you starting to hurt yourself?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Stefania Valérie Bécaud
Ravenclaw - Kovalayıcı
Ravenclaw - Kovalayıcı


Cinsiyet:Kadın 


BalıkKöpek
Yaş : 14
Kayıt : 28 05 2008
Mesajlar : 663
Mücadelede Tarafı : P.O.R / Gümüş
Rp Partneri : ♥ John Stewen Peterson ♥
En Belirgin Özelliği : Görücü, Haşarı
Kan statüsü : Safkan
Sınıf Düzeyi : 6. sınıf
Patronus : Çita
Asa : 9,5 inches, Funda Ağacı, Veela'nın Saç Teli
Ruh hali : http://img356.imageshack.us/img356/6564/11mt8.gif

MesajKonu: Geri: İyi Ki Mutfağa Geldim Dövmediğin Kaldı!   Ptsi 01 Eyl. 2008, 07:03

Uzun süre cevap alınamadığından Kilit + Arşiv
_________________



~Stefania Valérie Bécaud

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

İyi Ki Mutfağa Geldim Dövmediğin Kaldı!

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Pano :: Düşünseli :: Role Playing Game-
Yeni Başlık Gönder   Bu başlık kilitlenmiştir, cevap yazamaz ya da mesajları değiştiremezsiniz